Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 1012

3. Beyanlar

3. Beyanlar

Madde 1012 - Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır.

Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle”1 belirlenir.

Özel kanun hükümleri saklıdır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 30.06.2010, E: 2010/14-274, K: 2010/356:

“… Dava, 1090 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki “Devri yapılamaz, ipotek, haciz, irtifak hakkı, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerh tesis edilemez” belirtmesinin terkini ve şerhin varlığı sebebiyle uğranılan zararın tahsili istemleriyle açılmıştır.

Davalı, çekişmeli parselin ihaleyle davacıya satıldığını ancak ihaleye esas teşkil edecek 5335 sayılı Kanunun 32. maddesine göre çıkartılan yönetmelik hakkında idari yargıda açılan dava sonucu Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, Danıştay’ın da yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, şerhin bu gelişmeler sebebiyle tapu kaydına işlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, şerhin terkinine ilişkin istek kabul edilmiş, tazminata yönelik talep reddedilmiştir.

… tapu kaydında yer alacak beyanların amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir. Davacıya ait taşınmazdaki “Devri yapılamaz, ipotek, haciz, irtifak hakkı, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerh tesis edilemez” şeklindeki belirtme de buradaki hukuki durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri koruma amacına yöneliktir. Diğer bir anlatımla, kamu düzenini koruma amaçlı bu hususun beyanlar sütununda gösterilmesi yasal düzenlemelere ve beyanların fonksiyonuna aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkemece, bu yön gözardı edilerek belirtmenin terkinine ilişkin açılan davanın da reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. …

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. …

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tapu kütüğünün beyanlar sütunundaki belirtmenin terkinine gerek olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır. …

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) tapu sicilinin tanımı yapılmış değildir. Ancak, TMK 997/1. maddesindeki düzenleme ile taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicilinin tutulacağını belirtmiş; anılan maddenin ikinci fıkrasında, “tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile planlardan oluşur” demek suretiyle tapu sicilinin unsurları belirtilmiştir. Maddenin devamı üçüncü fıkrasında ise, sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı sicillerin tüzükle belirleneceği açıklanmıştır.

07.06.1994 tarih ve 21953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğü’nün (TST) 4. maddesinde tapu sicili tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, tapu sicili, taşınmaz mal ile üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere Devletin sorumluluğu altında tescil ve açıklık ilkelerine göre tutulan sicildir. …

01.01.2002 tarihinde yürürlükten kalkan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nde beyan işlemi ile ilgili genel bir hüküm bulunmadığı gibi, beyan işleminin ne gibi sonuçlar doğuracağı da düzenlenmemişti. Buna karşılık, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, bu boşluğu doldurmak üzere “Beyanlar” kenar başlığı altında 1012 nci madde hükmünü getirmiştir. …

Getirilen bu hükümle, taşınmazın eklentilerinin ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa kaydı öngörülmüş, kaydedilebilecek diğer hususlar tüzüğe bırakılarak, özel kanunlardaki beyanlar sütununa kaydedilmesi öngörülen konular da, saklı tutulmuştur.

Görüldüğü üzere, tapu kütüğünün beyanlar sütununa bir beyanın yazılabilmesi için ya TMK’nunda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi, yahut Tapu Sicili Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. TMK’nunda beyanlar sütununda gösterilebilecek diğer haklar ise, yasanın 748. maddesinde sözü edilen geçit haklarından sürekli olanlar, 755. maddedeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710. maddedeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyelan bölgesinde kaldığına dair beyanlardır.

Tapu Sicili Tüzüğü’nün (TST) 60. maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. TST … teferruatın mülkiyet hakkı sahibinin yazılı talebi üzerine beyanlar sütununda belirtilmesi olanaklıdır. … TMK’nun taşınmaz mal sicilleri ile ilgili hükümlerine göre kurulmaları artık mümkün olmayan ayni hakların, … medeni hakların kısıtlanmasına ilişkin mahkeme kararlarının, … işçi ve yüklenicinin işe başlama tarihi, inşaat ile ilgili sözleşmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilmesine olanak sağlamaktadır. …

3402 sayılı Kadasatro Kanununun 13/c maddesi uyarınca, taşınmazın tahdit ve tespiti yapılırken malikin ölü olduğu anlaşılır ve mirasçıları belirlenemezse, malik adına tespit yapılır ve malikin ölü olduğu beyanlar sütununda belirtilir. Yine aynı Yasanın 19/2. maddesine göre, taşınmaz mal üzerinde paydaşlardan birisine veya üçüncü kişiye ait muhtesat var ise, bu hususta beyanlar sütununa yazılır. 41. madde uyarınca yapılan düzeltmeler de, beyanlar sütununda gösterilecek bir diğer husustur.

21.03.1995 tarihli Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenileme Yönetmeliğinin 11. maddesine göre yenilemeye tabi olacak taşınmazların beyanlar sütununa yenilemeye tabi olduğu yazılır. Yenileme işlemleri yapıldıktan sonra askı ilanı süresinde kadastro yenilemeye tabi olduğu yazılır. Yenileme işlemleri yapıldıktan sonra askı ilanı süresinde kadastro mahkemesine dava açıldığında da beyanlar sütununa yenileme sebebiyle davalı olduğu belirtilir.

3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesi uyarınca umumi hizmetlere ayrılan, 18. maddesine göre imar düzenlemesine alınan, imar planına göre tescile tabi olan, imar sebebiyle sayfası kapatılan ve malik hanesi açık olan taşınmazların anılan nitelikleri beyanlar hanesinde gösterilir. Oluşan imar parselleri üzerinde kadasatro parselinde bulunan beyanlar da aktarılır. Yine imar sırasında uygulanan kat mülkiyeti ve imar parseli üzerindeki binaların sahipleri ve parsel üzerindeki geçici yapılar da beyanlarda yer alır.

3083 sayılı Kanunun 13. maddesindeki sulama alanlarında kalan taşınmazlar ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 24. maddesi uyarınca toplulaştırmaya alınan taşınmazlar beyanlar hanesinde belirtilir.

2981 sayılı İmar Affı Kanununa göre de, tapu tahsis belgeleri, bu belgelerin iptaller ve kat irtifakı, kat mülkiyeti belirlemesi beyanlar sütununa yapılır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, her bağımsız bölüme ait eklentiler (m.6/2), arsa payları, yönetim planı veya yönetim planında sonradan yapılan değişiklikler (m.28/son) ve Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 14/2. maddesi gereğince yapılan işlemler, devre mülk esasına tabi taşınmazlarda devre mülk hakkı ve bunu düzenleyen sözleşmeler (m.60,61), harap olan bağımsız bölüm beyanlar hanesinde işaret edilir (m.47/2).

2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine Dair Kanunun 7. maddesine göre, orman sınırı dışına çıkartılıp mülkiyeti kişilere devir edilen arazilerdeki mülkiyet takyitleri ve bu kabil bir araziyi zilyet olarak tasarruf edenlerin adları beyanlar hanesinde gösterilir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun değişik 7. maddesine göre, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazların bu niteliği beyanlarda yer alır.

3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 8 ve 12. maddesinde öngörülen kıyı şeridinde kalan parsel ve yapılan yapıların durumu beyanlar sütununa yazılır.

3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 8. maddesine göre, finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmaz mala ilişkin sözleşmeler beyanlar sütununda gösterilir.

6326 sayılı Petrol Kanunu’nun 37. maddesine göre tasfiyehane ve boru haklarına ilişkin belirlemeler, 3303 sayılı Kanuna göre de, taşkörümü sahalarında maliklere getirilen kısıtlamalar beyanlarda yer alır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca bir taşınmaza bağlı kooperatif ortaklığının cüz’i haleflere intikal edeceği hususu da, beyanlar hanesine yazılır.

Tapu Sicili Tüzüğünün 77 ve 85. maddeleri uyarınca yapılan işlemlerin de beyanlar hanesinde gösterilmesi olanağı vardır.

Ticaret Sicili tüzüğüne göre ticari işletme rehninin de beyanlara yazılma olanağı bulunmaktadır.

Beyanların meydana getirdiği sonuçların neler olduğunu ortaya koyacak tümüne uygulanabilecek genel bir hüküm bulmak mümkün olmadığı gibi, bu sonuçlar beyanların türüne göre değişmektedir. Bununla beraber beyanlar, bildirici niteliktedir.

Beyanlar, zaten mevcut olan eylemli ve hukuki durumu dışa yansıtır, ona açıklık ve kanıtlama kolaylığı sağlarlar (Aynı yönde Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.20209 gün ve 2009/5-64 E. 89 K. sayılı ilamı). Tapu sicili kamuya açık olduğu içindir ki hiç kimse, kural olarak, beyanlar sütunundaki eylemli ve hukuki bir ilişkiyi bilmediğini iddia edemez (TMK.m.1020). Bu nedenle beyanların bir diğer sonucu ise, üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldırmasıdır.

Sonuç olarak; TMK’nda öngörülmeyen, özel kanunlarda düzenlenmeyen ve Tapu Sicili Tüzüğünde yer verilmeyen bir nedenden dolayı taşınmazın mülkiyetini eylemli ve hukuki olarak kullanılmasını bertaraf edecek şekilde beyanlar sütununda belirtme yapılması işlemi, yolsuz bir işlemdir.

Dolayısıyla, bu yolsuz beyan nedeniyle oluşan kaydın, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının özüne dokunacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Öte yandan, TMK’nun 1027. maddesinde, ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği, hükmü öngörülmüştür (Aynı yönde H.G.K.’nun 25.02.2009 gün ve 2009/5-64 E. - 89 K. sayılı ilamı).

Böylece, taşınmaz maliki açacağı dava ile tapu kaydındaki yolsuz beyanın terkinini isteyebilecektir.

Diğer taraftan, Danıştay 13. Dairesinin, 5335 sayılı Yasa’nın 32/1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı itiraz başvurusunun eldeki davaya etkisine gelince;

Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları geçmişe etkili değildir. Söz konusu bu ilke, 1982 Anayasası’nın 153. maddesinin 5. fıkrasında; “İptal kararları geriye yürümez.” şeklinde ifade edilmiştir.

Dolayısıyla, verilen iptal kararının, tamamlanmış hukuki durum ya da olaylara etkili olacak şekilde, geçmişe dönük olarak uygulanması mümkün değildir.

Kaldı ki verilen yürütmenin durdurulması kararı Devlet Demir Yolları üzerine kayıtlı olan taşınmazlarla ilgili olup karar tarihinde nizalı taşınmaz, eldeki davanın davacısı adına kayıtlı bulunduğundan bu taşınmaz için uygulanma olanağı da yoktur.

Bunun sonucu olarak; davacının ihale suretiyle satın alıp, tapuda yapılan resmi senetle taşınmazı kendi adına tescil ettirdikten sonra, Anayasa Mahkemesi anılan yasanın ilgili hükmünün iptaline karar vermiş olsa bile, verilen iptal kararı geçmişe yürüyemeyeceğinden, davacının tamamlanmış hukuki durumunu etkileyemecektir.

Öyleyse, davacının adına kaydını sağlayan taşınmazdaki tescil, yolsuz hale gelmeyecektir.

Şu durumda, davacının satın aldığı taşınmazın mülkiyetini, yasaların elverdiği usulü takip ederek kazandığı, her türlü duraksamadan uzaktır.

… mülkiyet usulünce davacıya geçmiştir. Davacı asilin, satın aldığı taşınmazın üzerine bina yapmak suretiyle üçüncü bir kişiye satmak istemesi üzerine, tapu sicil müdürlüğü anılan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki belirtmeyi gerekçe göstererek, davacının tapudaki satış isteminin reddine karar vermiştir.

Danıştay 13. Dairesinin yürütmey(i) durdurma kararı, taşınmazın tapuda davacı adına tescil edildiği tarihten daha sonra, 07.12.2007 tarihinde verilmiştir.

Danıştay’ın ilgili Dairesinin Anayasa Mahkemesine yaptığı itiraz başvurusu henüz sonuçlanmadığı gibi, taşınmazın davacı adına tescil edildiği tarihten sonra verilecek bir iptal kararının da, eldeki davaya bir etkisi olamayacaktır.

Gerek metni yukarda yazılan TMK’nun 1012. ve gerekse TST’nün 60. maddelerinden anlaşılmaktadır ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı yoktur.

Öyleyse, yasal dayanağı olmayan ve mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasını eylemli ve hukuken ortadan kaldıran taşınmazın beyanlar sütunundaki belirtme yolsuzdur.

O halde, davacıya ait taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar sütunundaki yolsuz belirtmenin terkini istemi yerinde olup; Yerel Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygundur. … ”

Not: Bu yönde bkz. Y. 14. HD, T: 25.06.2009, E: 2009/5197, K: 2009/8021.

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

Hükmün, Türk Kanunu Medenîsi’nde bir karşılığı bulunmamaktadır.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Ancak konu Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ilâ 64 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Oysa Tüzükteki bu hükümlerin kanunda bir dayanağının bulunması gerekir. Nitekim konu, kaynak Kanunun 962 nci maddesinde Kantonlara yapılan bir atıf tarzında düzenlenmiştir. Ayrıca eklentilerin beyanlar sütununa kaydedilmesi de kaynak Kanunun 946 ncı maddesinde bir fıkra olarak yer almıştır.

Tescil ve şerhlerde olduğu gibi beyanlar sütununa kayıt hususunda da bir madde konulması uygun bulunmuştur. Maddenin birinci fıkrasında, bir taşınmazın eklentisinin beyanlar sütununa kaydedilmesi ve bu kaydın terkini sorununa ilişkin kurala yer verilmiştir. İkinci fıkrada, kamu hukukundan doğan kısıtlamaların beyanlar sütununa yazılmasının ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususların Tüzükle belirleneceği açıklanmıştır. Böylece tüzük hükümlerine dayanak sağlanmış olmaktadır.

Beyanlar sütununa kaydedilebilecek hususlar Medenî Kanunda ve Tapu Sicili Tüzüğünde öngörülenlerden ibaret değildir. Bu sebeple maddeye özel kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirten bir üçüncü fıkra eklenmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

b. Grundbuchblatt

Art. 946

1 Auf jedem Blatt werden in besondern Abteilungen eingetragen:

1. das Eigentum;

2. die Dienstbarkeiten und Grundlasten, die mit dem Grundstück werbunden sind, oder die darauf ruhen;

3. die Pfandrechte, mit denen es belastet ist.

2 Die Zugehör wird auf Begehren des Eigentümers angemerkt und darf, wenn dies erfolgt ist, nur mit Zustimmung aller aus dem Grundbuche ersichtlichen Berechtigten gestrichen werden.

2-) CCS:

b. Le feuillet du registre foncier

Art. 946

1 Les inscriptions portées dans les diverses rubriques du feuillet comprennent:

1. La propriété;

2. Les servitudes et les charges foncières établies en faveur de l’immeuble ou sur l’immeuble;

3. Les droits de gage dont l’immeuble est grevé.

2 A la demande du propriétaire, les accessoires de l’immeuble peuvent être mentionnés sur le feuillet; ils ne sont radiés que du consentement de tous ceux dont les droits sont constatés par le registre foncier.


1   Hükmün 2. fıkrasında yer alan “…tüzükle…” şeklindeki ibare, 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 139. maddesinin l bendi gereğince “…Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle…” şeklinde değiştirilmiştir (RG. 07.07.2018; S: 30471-2. Mükerrer).

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.