Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 1022

1. Genel olarak

II. Tescilin sonuçları

1. Genel olarak

Madde 1022 - Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.

Tescilin etkisi, kanunen öngörülen belgeler isteme eklenmiş veya geçici tescil hâlinde belgelerin uygun zamanda tamamlanmış olması koşuluyla yevmiye defterine yapılan kayıt tarihinden başlar.

Bir hakkın içeriği, tescilin sınırları içinde, dayandığı belgelere göre veya diğer herhangi bir yolla belirlenir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 6. HD, T: 02.02.2010, E: 2010/110, K: 2010/839:

“… Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 20.370.-TL alacak ve 961.-TL işlemiş faizi üzerinden iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, konusu kalmayan tahliye isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. …

Borçlar Kanunu’nun 225/2. maddesi “iştirak edebildiği ihtiyari ve aleni müzayedelerde satım, satıcının ihalesi ile münakit olur” hükmünü içermektedir.

 …açıkça anlaşıldığı üzere aleni ve herkesin katılabildiği ihtiyari artırmada satış sözleşmesi ihale memurunun veya devir edenin ihaleyi açıklaması ile kurulmuş olur. Fakat taşınmazın mülkiyeti Borçlar Kanunu’nun 231. maddesi hükmü gereği ancak tapu siciline kaydedilmekle geçer.

Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi hükmü uyarınca da kural olarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Diğer yandan aynı yasanın 1022. maddesi gereğince ayni haklar kütüğe tescil ile doğar ve bundan sonra üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir.

Olayımıza gelince; icra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.1999 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz, kiralayan Aydın İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından 25.07.2007 tarihinde kesinleşen isteğe bağlı arttırma ile davacılara yöntemine uygun olarak satılmış ve bedeli tahsil edilmiştir. Önceki malik kiralayan il özel idaresi durumu 30.07.2007 ve 16.08.2007 tarihli yazıları ile davalıya bildirerek 01.06.2007 - 01.06.2008 yılı kirasının 18.035.36 TL olup satış tarihine kadar olan kısmın kendilerine ödenmesini talep etmiştir. Davacılar da Didim İcra Müdürlüğü’nün 2008/1677 sayılı dosyası ile 01.01.2007 - 30.06.2008 arası kira parasının tahsili için davalı hakkında tahliye istemli icra takibi yapmışlardır. Ne var ki, taşınmaz davacılar adına 23.07.2008 tarihinde tescil edilmiştir, icra takibi tescil tarihinden önceki kira paralarına yönelik olup bu dönem kirası da davalı tarafından sunulan makbuzlara göre kiralayan, özel idareye ödenmiştir. Yukarda açıklandığı üzere davacılara yapılan isteğe bağlı ihale sonucu mülkiyet tescille geçeceğinden ve davacılar ancak tescil tarihinden sonra yeni malik olarak sözleşmenin halefi haline gelebileceklerinden mahkemece bu tarihten önceki alacaklar yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. … ”

2-) Y. 6. HD, T: 17.11.2008, E: 2008/10313, K: 2008/12711:

“… TMK. 705. maddesi hükmü uyarınca kural olarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Diğer yandan aynı Yasanın 1022. maddesi gereğince ayni haklar kütüğe tescil ile doğar ve bundan sonra üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir. Önalım davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen TMK.nun 733. maddesinde; satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiş ve hakkın, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve herhalde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşeceği öngörülmüştür. Maddedeki “satıştan” tapu memuru önünde yapılan ve tapu kütüğüne tescil edilen satış kasdedilmektedir. Çünkü ayni hak tapu kütüğüne tescil ile doğar. Önalım hakkının kullanılması için hak düşürücü sürenin ihalenin kesinleştiği tarihten itibaren başlatılması düşünülemez. Dava açma tasarrufi bir işlem olduğuna göre üçüncü kişiler yönünden mülkiyet, iktisabın tapu kütüğüne tescil edilmesi ile doğacağından ve ancak bundan sonra tapu sicilinin aleniyetinden söz edilebileceğinden bildirim yapılmayan hallerde iki yıllık hak düşürücü sürenin bu tescil tarihinden itibaren başlaması gerekir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

Bu hüküm için Türk Kanunu Medenîsi’nin iki hükmünü zikretmek gerekir:

D HÜKÜMLERİ

I. Tescil yapılmamanın hükümleri

Madde 929

Teessüs için kanunen tapu sicilline tescili lâzımgelen her hak bu tescil olmadıkça bir ayni hak olarak mevcut olmaz. Bir hakkın şümulü, tescil dairesinde evrakı müsbite ile veya diğer bir tarzda tâyin edilebilir.

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 1022. maddesinin son fıkrası Türk Kanunu Medenîsi’nin 929. maddesinin son cümlesine tekabül etmektedir.

II. Tescilin hükümleri

1- Umumiyetle

Madde 930

Ayni haklar, tescil ile doğar ve sıra ve tarihlerini tescil kaydına göre alır.

Kanunen lâzımgelen evrakı müsbite, talebe raptedilmiş ve muvakkaten şerh verilmesi halinde vesaikin noksanı, zamanında ikmal edilmiş olmak şartiyle tescilin hükmü kayıt tarihine irca olunur.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 930 uncu maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki metnin ikinci fıkrasında, tescilin hükmünün kayıt tarihinde başlayacağı ifade edilmiştir. Öğretide belirtildiği ve kaynak Kanunun 972 nci maddesinde açıklandığı üzere, bununla amaçlanan tescilin etkisinin yevmiye defterine yapılan kayıt tarihinde başlayacağıdır. İkinci fıkra bu esasa göre yeniden düzenlenmiştir.

Yürürlükteki metinde, tescilin aynî hakkın içeriğini belirleme bakımından etkisini düzenleyen hükme, bu konuyu düzenleyen 1021 inci maddede yer verilmiştir. Oysa tescilin aynî hakkın içeriğini belirlemesi bakımından etkisi, tescilin yapılmasının bir sonucu olduğuna göre, bu hükme maddenin üçüncü fıkrasında yer verilmesi uygun görülmüştür.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

II. Bedeutung der Eintragung

1. Im allgemeinen

Art. 972

1 Die dinglichen Rechte entstehen und erhalten ihren Rang und ihr Datum durch die Eintragung in das Hauptbuch.

2 Ihre Wirkung wird auf den Zeitpunkt der Einschreibung in das Tagebuch zurückbezogen, vorausgesetzt, dass die gesetzlichen Ausweise der Anmeldung beigefügt oder bei den vorläufigen Eintragungen nachträglich rechtzeitig beigebracht werden.

3 Wo nach kantonalem Recht die öffentliche Beurkundung durch den Grundbuchverwalter vermittelst Einschreibung in das Urkundenprotokoll erfolgt, tritt diese an die Stelle der Einschreibung in das Tagebuch.

2-) CCS:

II. Effets de l’inscription

1. En général

Art. 972

1 Les droits réels naissent, prennent leur rang et reçoivent leur date par l’inscription dans le grand livre.

2 L’effet de l’inscription remonte à l’époque où elle a été faite dans le journal, moyennant que les pièces justificatives prévues par la loi aient été jointes à la demande ou, en cas d’inscription provisoire, que la légitimation complémentaire ait eu lieu en temps utile.

3 Dans les cantons où l’acte authentique est dressé par le conservateur au moyen d’une inscription dans le recueil des titres, celle-ci remplace l’inscription au journal.

 

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 1022. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun 972. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına tekabül etmektedir.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.