Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 27

2. Adın değiştirilmesi

2. Adın değiştirilmesi

Madde 27 - Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.

Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.

Ad değişmekle kişisel durum değişmez.

Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 04.05.2011, E: 2010/18-575, K: 2011/270:

“… Davacı, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile nüfus kütüğündeki “D...” olan soyadı ile çevrede tanınıp bilinmediğini, “M...” soyadı ile tanındığını bildirerek soyadının “M...” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir.

Somut olayda davacının nüfus kütüğünde soyadının “D...” olarak yazılı bulunmasına karşın, dinlenen tanık anlatımından “M...” soyadı ile tanınıp bilindiği kanıtlandığından, mahkemece bu husus gözetilerek davanın kabulü gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. ...”

2-) YHGK, T: 02.07.2008, E: 2008/18-471, K: 2008/478:

“… Soyadı, aile adıdır. Türk Medeni Yasasının 321. maddesi hükmü uyarınca çocuk doğduğu anda ana ve baba evli ise ailenin, … soyadını taşır. Babanın soyadının değişmesi ile ailenin (bu kişinin kendisi ile birlikte eşinin ve ergin olmayan çocukların da) soyadı düzeltilir.

Babanın açtığı soyadı (aile adı) değişikliğini içeren dava ile ergin olmayan çocuğun da soyadı değişmiş bulunduğundan, o çocuk ergin olduktan sonra aynı konuda (aile soyadının değiştirilmesi istemli) dava açamaz; buna 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (b) bendi izin vermez. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının soyadının değiştirilmesi istemli davanın reddi gerekirken, kabulü ile soyadının - istem gibi - değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir ... gerekçesiyle soyadı tashihi yönünden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. …

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/b maddesinde “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir...” ifadesine yer verildiğine, Kanunda aynı kişiden değil, aynı konudan bahsedildiğine göre, veli olarak babanın dava açması neticeyi değiştirmez. Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır …”

3-) Y. 18. HD, T: 12.10.2006, E. 2006/8146, K: 2006/7672:

“… Davacılar dava dilekçesinde, murisleri Vâlâ Nurettin’in nüfus kütüğünde yazılı olan ‘Öncüöncün’ soyadının ‘Öncüöncüsü’ olarak değiştirilmesini istemişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. …

Türk Medeni Yasasında kişiliği korumaya ilişkin hükümlerle yetinilmeyip (m.23-25), onu ayrıca düzenlemek yoluna gidilmiştir (m.26-27). Buna göre anılan Yasanın 27. maddesi hükmü uyarınca adın değiştirilmesi, ancak haklı nedenlere dayanılarak hâkimden istenebilir ise de kişiye sıkı sıkıya bağlı olan ad üzerindeki bu hakkı, kişinin kendisinden başkası kullanamaz. O halde somut olayda, yaşamı süresince nüfus kütüğünde yazılı (Öncüöncün) soyadını taşıyıp bu soyadla öldüğü anlaşılan … murisin soyadının değiştirilmesi istemiyle davacılar (mirasçıları ana ve oğulları) tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekir …”

4-) Y. 18. HD, T: 22.02.2005, E: 2004/10712, K: 2005/1155:

“… Davacı, nüfusta yazılı ‘Çakmak’ soyadının ‘Sağlam’ olarak değiştirilmesini istemiştir.

Türk Medeni Kanununun 27.  … madde …” (sine) “… göre bir kişinin ad ya da soyadının değiştirilmesini hâkimden isteyebilmesi için bu istemin haklı nedenlere dayanması gerekir. Dosyada toplanan belge ve bilgiler ile davacının savı birlikte değerlendirildiğinde ortada davacı soyadının değiştirilmesi için yeterli ve inandırıcı haklı nedenlerin varlığı saptanamamıştır. …”

5-) Y. 18. HD, T: 14.04.2004, E: 2005/2602, K: 2005/3635:

“… Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davacının İsveç Göteborg’da doğduğunu ve halen İsveç’te işçi olarak çalıştığını, doğumundan bu güne kadar Benjamin adını kullandığını, çevresinde de bu adla çağrılıp tanındığını ileri sürerek Türkiye’deki nüfus kütüğünde yazılı Cüneyt adından önce gelmek üzere Benjamin adının da eklenmesini istemiştir.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hâkimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla bir kişi çevresinde tanındığı adını kullanabilir ve bu adla nüfusa tescilini isteyebilir. …  Somut olayda davacının almak istediği Benjamin adı ahlak kurallarına uygun düşmeyen veya kamu oyunu inciten nitelikte bulunmadığından ve davacı … doğumundan beri yaşadığı ülkede bu adla çağrılıp tanındığından, sözü edilen haklı nedenler de dosyada toplanan tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmış olduğundan, istemin kabulü ile davacının nüfus kütüğünde yazılı Cüneyt adına Benjamin adının da eklenmesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. …”

6-) Y. 18. HD, T: 15.12.2003, E: 2003/9278, K: 2003/9895:

“… Dava, kişiye bağlı haklardan olan soyadının değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli vekâletname genel nitelikte olup, vekil eden davacı İ.Ö.nün nüfus kaydında ‘Özgür’ olan soyadının  ‘Yücetürk’ olarak değiştirilmesi konusunda özel bir yetkiyi içermemektedir. Vekilin, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik hakları ile ilgili böyle bir davayı açabilmesi için vekâletnamesinde özel bir yetkinin bulunması gerekir.

Bu durumda mahkemece, genel vekâletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekâletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekil vekâletnamesini getirmediği ya da asil bir dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

2– İsmin değişmesi

Madde 26

Muhik sebeplere binaen bir kimse, isminin değiştirilmesini isteyebilir. İsmin değişmesi nüfus sicilline kayıt ve ilân olunur.

Şahsın ismi değişmekle ahvali değişmez.

Bir ismin değişmesinden mutazarrır olan kimse ıttıla gününden itibaren bir sene içinde tebdil kararına itiraz edebilir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 26 ncı maddesini karşılamaktadır.

Madde kenar başlığı ile birlikte sadeleştirilmek amacıyla yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

2. Namensänderung

Art. 30

1 Die Regierung des Wohnsitzkantons kann einer Person die Änderung des Namens bewilligen, wenn wichtige Gründe vorliegen.

2 Das Gesuch der Brautleute, von der Trauung an den Namen der Ehefrau als Familiennamen zu führen, ist zu bewilligen, wenn achtenswerte Gründe vorliegen.

3 Wer durch Namensänderung verletzt wird, kann sie binnen Jahresfrist, nachdem er von ihr Kenntnis erlangt hat, gerichtlich anfechten.

2-) CCS:

2. Changement de nom

Art. 30

1 Le gouvernement du canton de domicile peut, s’il existe de justes motifs, autoriser une personne à changer de nom. 

2 Il y a lieu d’autoriser les fiancés, à leur requête et s’ils font valoir des intérêts légitimes, à porter, dès la célébration du mariage, le nom de la femme comme nom de famille.

3 Toute personne lésée par un changement de nom peut l’attaquer en justice dans l’année à compter du jour où elle en a eu connaissance.

 

Not: Not: İsviçre Medenî Kanunu’nun 30. maddesinine 30.09.2011 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle yeni bir kenar başlık eklenmiş, maddenin ilk fıkrası değişikliğe uğramış, ikinci fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır. Buna ilaveten aynı düzenleme ile “Eşlerin bir tanesinin ölümü halinde” kenar başlıklı 30a maddesi kanuna eklenmiştir.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.