Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 339

I. Genel olarak

B. Velâyetin kapsamı

I. Genel olarak

Madde 339 - Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.

Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.

Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.

Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.

Çocuğun adını ana ve babası koyar.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 08.12.2010, E: 2010/18-643, K: 2010/648:

“…adı değiştirilmek istenilen küçüğün anne ve babasının boşandıkları, küçüğün velayetinin davacı anneye verildiği, annenin de tek başına eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar boşanmış ve velayet davacı anneye verilmiş olsa da; bu durum eldeki davada dava dışı olan küçüğün babasının gerçekte onun babası olması durumu değiştirmez. Kaldı ki, velayet şartlarında daha sonradan oluşabilecek değişiklik nedeniyle velayetin babaya verilmesi de ihtimal dahilindedir. Yukarıda da belirtildiği üzere çocuğun adını anne ve baba birlikte belirlediklerinden değiştirilmesi talebini de yasal şartların oluşması halinde mahkemeden birlikte istemeleri gerekir. Anne ve babanın bu taleplerini birlikte yapmamaları veya değişiklik üzerinde anlaşamamaları halinde birinin başvurusu üzerine d(i)ğerinin davada taraf olarak katılımı sağlanmalıdır. Taraf teşkiline ilişkin bu husus dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin olmakla davanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkat edilmesi gereken bir olgudur.

Ayrıca Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşme sırasında Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve çocuğun hakları üzerinde durulmuş, dinlenmesi yönünde görüşler ileri sürülmüştür. Gerçekten Türkiye’nin kabul ettiği ve taraf olduğu “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”nin 12. maddesi ile, “Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşme”sinin 1, 2 ve 6. maddelerine göre; görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocukların, adli merciler önünde kendilerini ilgilendiren her konuda bilgilendirilmelerini ve bu davalara katılmalarına izin verilmesi bir hak olarak düzenlenmiş olup, ayrıca bu hususların adli merciler tarafından yerine getirilmesi aynı zamanda yükümlülük olarak öngörülmüştür. Ancak, bozma sebebine göre anılan hususlar bu aşamada ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.

Yerel mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan taraf teşkili sağlanmaksızın esasa ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. …”

2-) Y. 2. HD, T: 12.04.2010, E: 2010/4646, K: 2010/7102:

“… Velayeti anneye bırakılan küçükler 1995 doğumlu Ahmet ve 1997 doğumlu Gülcan’ın dava öncesi ve dava sonrası üvey ağabeylerinin yanında İstanbul’da yaşadıkları ve burada okula gittikleri anlaşılmaktadır. Müşterek çocuklar görüş ve düşüncelerini açıklama olgunluğuna erişmişlerdir. Uluslar Arası Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. ve 6. maddesi gereğince küçüklerin velayetleriyle ilgili kendilerine danışılması, görüşlerini ifade etmelerinin sağlanması gerektiğinde bir uzmana müracaat edilerek bu yönde rapor alınması, delillerin bir bütün olarak incelenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla velayetin anneye verilmesi doğru görülmemiştir. …”

3-) Y. 2. HD, T: 03.05.2004, E: 2004/4839, K: 2004/5712:

“… Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 maddesi, Türk Medeni Kanununun 339/3. maddesi uyarınca 22.08.1994 doğumlu müşterek çocuk Mürüvet’in görüşlerine başvurulmamış ve Mürüvet’in okula devam edip etmediği araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece küçük Mürüvet’in dinlenmesi, delillerin eksiksiz toplanarak, delillerin hep birlikte takdiri sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir ...”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

B VELAYETİN ŞÜMULÜ

I. Umumiyet itibariyle

Madde 264

Karı kocadan birinin vefatı halinde, velâyet, sağ kalana ve boşanma halinde çocukların tevdi olunduğu tarafa, ait olur.

Çocuk, ana ve babasına riayete mecburdur. Ana ve baba, kudretlerine göre çocuğu yetiştirmekle ve çocuk alil veya aklı zayıf ise haline münasip bir terbiye vermekle mükelleftirler.

Çocuğun adını, ana ve babası kor.

Not: Hüküm, Türk Medenî Kanunu’nun 339. maddesine ancak 2. ve 3. fıkraları itibariyle paraleldir.

III-) Madde Gerekçesi:

Madde kısmen yürürlükteki Kanunun 264 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarını karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrası velâyetin kapsamıyla ilgili olmadığı için, bu maddeye alınmıştır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun dört fıkralık 301 inci maddesi hükmü örnek alınmak suretiyle beş fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

Birinci fıkraya göre, ana ve baba çocuğun menfaatini göz önünde tutarak onun bakımı ve eğitimi hususunda karar alır ve uygularlar.

İkinci fıkra ise, içerik olarak, yürürlükteki Kanunun 264 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmüyle aynıdır.

Üçüncü fıkradaki hüküm, velâyet altındaki ayırt etme gücüne sahip çocuğun kendi işlerinde olanak bulundukça söz sahibi olabilmesindeki yarar fikrine dayanmaktadır. Yürürlükteki metnin ikinci fıkrasında yer alan, beden ve akılca sakatlarla ilgili olan hüküm, bir sonraki “Eğitim” kenar başlıklı maddeye alınmıştır.

Dördüncü fıkra, yürürlükteki Kanunun 262 nci maddesinin birinci cümlesinde dile getirilen ve çocuğun yasal sebep olmadıkça ana ve babadan alınamayacağını ifade eden esas ile birlikte çocuğun da evi ana ve babasının rızası dışında terk edemeyeceğini belirtmektedir.

Beşinci fıkra, yürürlükteki Kanunun 264 üncü maddesinin son fıkrasındaki kuralı tekrar etmektedir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

B. Inhalt

I. Im allgemeinen

Art. 301

1 Die Eltern leiten im Blick auf das Wohl des Kindes seine Pflege und Erziehung und treffen unter Vorbehalt seiner eigenen Handlungsfähigkeit die nötigen Entscheidungen.

2 Das Kind schuldet den Eltern Gehorsam; die Eltern gewähren dem Kind die seiner Reife entsprechende Freiheit der Lebensgestaltung und nehmen in wichtigen Angelegenheiten, soweit tunlich, auf seine Meinung Rücksicht.

3 Das Kind darf ohne Einwilligung der Eltern die häusliche Gemeinschaft nicht verlassen; es darf ihnen auch nicht widerrechtlich entzogen werden.

4 Die Eltern geben dem Kind den Vornamen.

2-) CCS:

B. Contenu

I. En général

Art. 301

1 Les père et mère déterminent les soins à donner à l’enfant, dirigent son éducation en vue de son bien et prennent les décisions nécessaires, sous réserve de sa propre capacité.

2 L’enfant doit obéissance à ses père et mère, qui lui accordent la liberté d’organiser sa vie selon son degré de maturité et tiennent compte autant que possible de son avis pour les affaires importantes.

3 L’enfant ne peut quitter la communauté domestique sans l’assentiment de ses père et mère; il ne peut pas non plus leur être enlevé sans cause légitime.

4 Les père et mère choisissent le prénom de l’enfant.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.