Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 39

1. Genel olarak

IV. Düzeltme

1. Genel olarak

Madde 39 - Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.

I-) Not:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde şu hükme yer verilmiştir:

"Mahkeme kararı ile yapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdaki usullere uyulur:

(a) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır."

II-) Yargı Kararları:

1-) YİBK, T: 31.01.1945, E: 1944/22, K: 1945/3:

“… Ceza mahkemelerince taraflardan birinin yaşları üzerine yapılacak düzeltmelere dair olan kararların kesinleşmesiyle beraber Cumhuriyet Savcılarına verilip onlar tarafından nüfus dairelerine havale olunacak ilâm suretleri üzerine o dairelerce nüfus kütüklerinde gerekli düzeltmeler yapılmak lâzımgeleceğine …” (RG. 20.03.1945; S: 5960).

2-) Y. 18. HD, T: 22.03.2011, E: 2011/1380, K: 2011/3805:

“Davacı Hülya S.’nun davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmadan önce İuliana Raluca olan adının evlenirken nüfus kayıtlarına Hülya olarak geçtiğini, aynı zamanda Romanya vatandaşı olması nedeniyle sorunlar yaşadığını belirterek, adının İuliana Raluca olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması zorunludur.

İncelenen dosyadan kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmasına…”

3-) Y. 21. HD, T: 24.11.2009, E: 2008/19623, K: 2009/15628:

“… Davacının talebi Adil L. ve Adil L.oğlu adına oluşturulan vergi kayıtlarını(n) muris Adil L’ye ait olduğunun ve sözkonusu soyadlardaki şahsın aynı şahıs olduğunun tesbiti istemine ilişkin olup talep ahvali şahsiyeye yöneliktir ve idarenin eylem ve işlemine karşı açılan bir dava niteliğinde değildir. Medeni Kanun’un 39. maddesi uyarınca hakim kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. Bu nedenlerle uyuşmazlığın niteliğine göre davaya adli yargı yerinde genel mahkemede bakılması gerekeceğinden mahkemenin davaya bakma görevinin idari yargı yoluna ait olduğu yolundaki gerekçesinde isabet yoktur. …”

4-) Y. 18. HD, T: 20.11.2008, E: 2008/8913, K: 2008/12277:

“… Mahkemece, davacı Lamia Turan’ın 25.09.1977 olan doğum tarihi 25.09.1981 olarak düzeltilmişse de, adı geçen kişi nüfusa 16.05.1981 tarihinde kaydedilmiştir. Bir kişinin doğmadan nüfusa kaydı söz konusu olamayacağından bu suretle bir düzeltme nüfus kayıtlarında çelişki yaratacaktır. Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında çelişki yaratmamak ya da yaşamın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır. …”

Not: Bu yönde bkz. Y. 18. HD, T: 27.06.2005, E: 2005/5786, K: 2005/6783; Y. 18. HD, T: 27.06.2005, E: 2005/5787, K: 2005/6782.

5-) Y. 2. HD, T: 17.03.2004, E: 2004/2274, K: 2004/3344:

“… İstek gerçek durumu göstermeyen yanlış nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 286. ve 291. maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile ilgisi bulunmamaktadır. Muris B.’in davalı Serhat’ı gerçekte kendi çocuğu olmadığı halde kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiği ileri sürülerek, yanlış kaydın düzeltilmesi … istenmiştir. Davacı muris Bekir Y’un 2. eşi olup mirasçısı olduğuna göre mevcut kayıt nedeniyle mirasçılıktan doğan hakları zedelendiğinden böyle bir davayı açma hakkına sahiptir. Davanın kabulü halinde davalı Serhat’ın anasının yanında babasının da değişecek olması, isteğin soybağının reddi olarak nitelendirilmesine imkân vermez. Bu sebeple tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanlış nitelendirme ile isteğin reddi usul ve yasaya aykırıdır…”

6-) Y. 18. HD, T: 17.02.2004, E: 2003/10149, K: 2004/960:

“… Dosyada bulunan davacıya ait nüfus kaydında kızlık soyadının ‘Selek’ olduğu evlenmekle ‘Doğan’ soyadını aldığı, 26.06.2003 tarihli dilekçeyle Altındağ Kaymakamlığı’na yapmış olduğu başvuru üzerine evlilik soyadına kızlık soyadının eklendiği ve nüfus kütüğüne de bu şekilde tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Yasası’nın 39. maddesinde ‘Mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydın(d)a düzeltme yapılamayacağı ...’ belirtilmiş olmakla, nüfusa işlenen kızlık soyadının silinmesi ancak mahkeme kararı ile mümkün olacağından davacının göstereceği deliller toplanıp hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir ...”

III-) Türk Kanunu Medenîsi:

IV. Tashih

Madde 38

Hâkimin hükmü olmadıkça ahvali şahsiye sicillinin hiçbir kaydı tashih edilemez.

IV-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 38 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

V-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

IV. Bereinigung

1. Durch das Gericht

Art. 42

1 Wer ein schützenswertes persönliches Interesse glaubhaft macht, kann beim Gericht auf Eintragung von streitigen Angaben über den Personenstand, auf Berichtigung oder auf Löschung einer Eintragung klagen. Das Gericht hört die betroffenen kantonalen Aufsichtsbehörden an und stellt ihnen das Urteil zu.

2 Die kantonalen Aufsichtsbehörden sind ebenfalls klageberechtigt.

2-) CCS:

IV. Modification

1. Par le juge

Art. 42

1 Toute personne qui justifie d’un intérêt personnel légitime peut demander au juge d’ordonner l’inscription, la rectification ou la radiation de données litigieuses relatives à l’état civil. Les autorités cantonales de surveillance concernées sont entendues et le juge leur notifie sa décision.

2 Les autorités cantonales de surveillance ont également qualité pour agir.

 

Not: İsviçre Medeni Kanunu’nun bize alınmayan 43. maddesi kişisel hal sicili memurlarının açık dikkatsizlik ve hataları kendiliğinden düzeltme yetkisine sahip olacağını kabul etmiştir. Benzeri bir düzenlemeye 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “maddi hatalar” kenar başlığını taşıyan 38. maddesinde de yer verilmiştir.

Anılan hükme göre:

“Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddi hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddi hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.”

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.