Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 644

D. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

D. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

Madde 644 - Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 03.10.2007, E: 2007/2-655, K: 2007/721:

“… Türk Medenî Kanunun 644/2. maddesi "elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içerisinde paylaşma davası açmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir." hükmünü içermektedir. Yasal mirasçılardan biri tarafından açılmış ortaklığın giderilmesi davası olmadığı gibi Uşak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2000/475 ve 2000/1335 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davaları, muris Sabri’nin bir kısım mirasçılarının alacaklıları (üçüncü kişiler) tarafından açılmıştır. Bu nedenle davacının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

… Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

2-) Y. 2. HD, T: 16.05.2011, E: 2010/19715, K: 2011/8468:

“… Davalı Ayşen’e ait, taksim edilmemiş miras payının haczi ve satışıyla ilgili herhangi bir icra takibi bulunmamaktadır. Davacı mirasçı da değildir. Ayşen’e ait miras payını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle devralan üçüncü kişi Yunus’tan, bu sözleşmeden doğan şahsi hakkı temellük eden Fuat tarafından bu dava açılmıştır. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini, yasada öngörülen ayrık hükümler dışında ancak mirasçılar talep edebilir (TMK m. 644). Açılmış bir mirasta mirasçının payını devralan üçüncü kişinin ya da onun halefinin elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemesi mümkün olmadığı gibi, bu iş için kayyım atanmasını isteme hakkı da bulunmamaktadır. Ortada İcra İflas Kanunu’nun 121. maddesi çerçevesinde bir işlem bulunmadığına ve paylaşmaya ilişkin bir dava da olmadığına göre, davanın “davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından” reddi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi işlemlerinde mirasçı Ayşen’in hissesini temsil etmek üzere kayyım atanması usul ve yasaya aykırıdır. …”

3-) Y. 18. HD, T: 22.02.2011, E: 2010/12407, K: 2011/1762:

“... Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilirken, hüküm fıkrasında her paydaşın payının HUMK.’nun 388/son maddesi gereğince ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Açıklanan bu husus üzerinde durulmadan, sadece miras bırakanın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesine atıfta bulunmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. …”

4-) Y. 6. HD, T: 18.03.2010, E: 2010/1794, K: 2010/3050:

“… Davacı vekili, davalılardan D. E.’ın borcu sebebiyle icra takibi yapıldığını, davalıların miras bırakanından intikal eden 1 ada 247 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemiştir. Mahkemece, Medeni Kanunu’nun 644. maddesi gereğince bu davanın sadece paydaşlar tarafından açılabileceği, davacı alacaklının paydaşlığın giderilmesini isteyebileceği bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir

Türk Medeni Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davaları kural olarak sadece taşınmazın paydaşları tarafından açılabilir. Ancak paydaşlığın giderilmesi davalarında olduğu gibi kıyasen borçlu ortağın alacaklısı İcra Hâkimliğinden İ.İ.K.nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için paydaşlığın giderilmesi davası açabileceği gibi elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini de isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir. Bunun için davacı alacaklının icra hâkiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.

Ayrıca, Türk Medeni Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında davalılara gönderilen dava dilekçesi içeren duruşma gününü bildirir davetiyelerde “ elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya belirlenen süre içinde paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğine” dair ihtarın bulunması gerekir. Davalılara gönderilen ve Medeni Kanunun 644. maddesine uygun ihtarı içermeyen tebligatlar geçersizdir.

Olayımıza gelince; Davacı alacaklı İcra Müdürlüğünden alınmış bir yetki belgesine dayanarak bu davayı açmış ise de, alacaklı tarafından icra mahkemesinden alınmış bir yetki belgesine dosya arasında rastlanılmamıştır. Yukarıdaki ilkede açıkça belirtildiği üzere yetki belgesi olmayan alacaklının bu davayı açması mümkün değildir. Mahkemece davacı alacaklıya icra mahkemesinden İ.İ.K.’nun 121. maddesine göre yetki belgesi alması ve dosyaya ibrazı için uygun bir önel verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı alacaklının bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davalılara gönderilen tebligatlardaki ihtarlar da MK’nun 644. maddesi gereğince belirli bir süre verilmemiş olması sebebiyle eksik ve geçersizdir. Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır. …”

5-) Y. 6. HD, T: 03.03.2008, E: 2007/14142, K: 2008/2379:

“… Sulh Hâkimi görevli olduğundan işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava konusu taşınmazların değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

6-) Y. 6. HD, T: 04.12.2007, E: 2007/10888, K: 2007/13272:

“… Davacı, dava dilekçesinde, davacı ve davalılar arasında elbirliği mülkiyetine tâbi bulunan 3282 parsel no.lu taşınmazda elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemiştir. Davalı Hülya duruşmada, davayı kabul ettiğini bildirmiş, davalı Ahmet ise duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.

Türk Medenî Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında davalılara gönderilen dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiyelerde "elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya belirlenen süre içinde paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğine" dair ihtarın bulunması gerekir. Davalılara gönderilen ve Medenî Kanunun 644. maddesindeki bu ihtarı içermeyen tebligat yapılarak karar verilemez. Mahkemece davalılara yukarıda belirtilen ihtarı içeren duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.”

Not: Bu yönde bkz. Y. 6. HD, T: 26.05.2010, E: 2010/1405, K: 2010/6271.

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

a) İştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi

Madde 584/a

(3678 sayılı ve 14.11.1990 tarihli Kanunun 13. maddesiyle eklenen madde) 1 Mirasçılardan biri terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesini talep ettiği takdirde hâkim, diğer mirasçılara tebliğ yaparak tayin edeceği süre içinde onları, itirazları varsa bildirmeye davet eder.

İştirak halinde mülkiyetin o mal üzerinde devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri, tayin edilen süre içinde taksim davası açmadığı takdirde o mal üzerindeki iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüşmesine karar verilir.

Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 584 / a maddesini karşılamaktadır.

Elbirliği mülkiyetinde malikler kural olarak hep birlikte hareket etmek zorunda olduklarından, bir çok konuda maliklerden birinin karşı koyması durumunda sorunlar çözümsüz kalabilir. Bu da ilişkileri işlemez duruma sokar. Bu sakıncaları dikkate alan kanun koyucu 3678 sayılı Kanunla 584/a maddesini kabul ederek, bu gibi durumlara çözüm bulmak üzere, paylaşım davası açılmaksızın, yani paylaşıma gidilmeksizin de elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi yoluyla maliklerden her birine elde edeceği pay üzerinde tasarruflarda bulunabilme olanağını getirmiştir. 3678 sayılı Kanunla getirilmiş bulunan yürürlükteki hüküm aynen korunmuştur. Sadece maddedeki “iştirak hâlinde mülkiyet” ya da “iştirak hali” yerine, “elbirliği mülkiyeti” terimi kullanılmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

Hükmün, kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nda bir karşılığı bulunmamaktadır.



1   RG. 23.11.1990; S: 20704.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.