Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 8

I. Hak ehliyeti

Birinci Kitap1

Kişiler Hukuku

Birinci Kısım2

Gerçek Kişiler

Birinci Bölüm3

Kişilik


 

A. Genel olarak

I. Hak ehliyeti

Madde 8 - Her insanın hak ehliyeti vardır.

Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 23.06.2010, E: 2010/1-252, K: 2010/337:

“… Bilindiği üzere taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti medeni hukuktaki, medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları Medeni Kanuna göre belirlenir (HUMK m.38, MK m.8, m.48).

Buna göre medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (MK m.8) ve tüzel (MK m. 48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine sahiptir. Taraf olma ehliyeti, medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucu olup; usul hukuku iliş(kis)inde süje olma, usul hukukundan yararlanma yeteneğidir.

Her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir; dolayısıyla gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade ehliyeti ölümle sona ereceğinden, ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Bir davada tarafların, taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden gözetilir ve dava esasa girilmeden reddedilir. … ,

…bir taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davasının, ancak o taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına dayanan kişi tarafından açılabileceği ve davada tapu iptal ve tescil isteminde bulunan tarafın gerçekten o hakkın sahibi olup olmadığının davanın her safhasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği, her türlü duraksamadan uzaktır.

Somut olayda davacılar, dava tarihinde hayatta bulunan babalarının davalıya yaptığı temlikin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın hayatta olan babaları adına tescilini istemişlerdir. Temliki yapan ve gerçekten hak sahibi olan kişi hayatta bulunduğuna göre, bu temlike dayanarak her türlü dava açma hakkı münhasıran ona aittir.

Böyle bir durumda, hukuki ehliyetsizlik iddiası söz konusu olduğundan, hayatta bulunan kısıtlı gerçek hak sahibine vasi tayin edilmesi ve vasinin de vesayet makamından izin almak suretiyle hukuki işlemlerde onu temsil etmesi yasal bir zorunluluktur.

Konuya bu açıdan bakıldığında, davacıların babaları M... C...’un dava tarihi itibariyle hayatta olduğu ve yukarıda açıklanan hukuki olgular çerçevesinde taraf ehliyetine sahip bulunduğu; dolayısıyla dava konusu taşınmaz yönünden mülkiyet iddiasına dayalı olarak ancak kendisi ya da onu temsile yetkili vasi tarafından iptal ve tescil davası açılabileceği kuşkusuzdur.

Bu haliyle, eldeki davada davacılar, dava tarihinde hukuken taraf ehliyeti bulunan babaları adına, usule aykırı olarak kendilerini taraf göstererek tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuş olup; dava tarihi itibariyle mevcut olan bu dava şartı olan usuli eksikliği(n), yargılama sırasında babanın ölmüş olması nedeniyle terekeye temsilci tayini suretiyle giderilmesi de olanaklı değildir.

Diğer taraftan, dava konusu taşınmazda hak sahibi olan ve dava tarihi itibariyle hayatta bulunan babaları adına dava açan davacıların, taşınmazı dava etme yetkilerinin (dava hakkının); eş söyleyişle davacı sıfatlarının bulunmadığı da açıktır. …

Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, esasa ilişkin olarak davanın kabulü yönünde verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır…”

2-) Y. 10. HD, T: 25.05.2010, E: 2010/2569, K: 2010/7454:

“… Dava dilekçesinde davalı olarak “O... Tarım Pres Fabrikası” gösterilmiş, temsilcide yanılgıya düşülmüştür. Davaya taraf olma ehliyeti dava şartlarından olup, kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle taraflarca öne sürülmese bile, mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Dava dilekçesinde adı geçen fabrikanın gerçek veya tüzel kişi sahiplerinin kim olduğu belirlenmelidir. Fabrikanın tüzel kişiliğe ait olduğunun belirlenmesi halinde tüzel kişiliğe, gerçek kişiye ait olduğunun belirlenmesi halinde gerçek kişiye, adi ortaklığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmadığı ve taraf ehliyeti bulunmadığı gözetilerek, ortaklığı oluşturan kişiler tespit edilerek bu kişilere husumet yöneltilerek, dava dilekçesi tebliğ edildikten ve gösterecekleri deliller de toplandıktan sonra, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

A ŞAHSİYET

I. Medeni haklardan istifade

Madde 8

Her şahıs medeni haklardan istifade eder. Binaenaleyh kanun dairesinde haklara ve borçlara ehil olmakta herkes müsavidir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 8 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin “A. Şahsîyet” şeklindeki konu başlığı bu maddelerde genellikle ehliyet konusu düzenlenmiş olduğundan “A. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin “I. Medenî haklardan istifade” şeklindeki kenar başlığı ise “I. Hak ehliyeti” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik 1984 tarihli Öntasarıdan aynen alınmıştır. Gerek öğretide gerek yargı kararlarında bu maddenin “hak ehliyeti”, bundan sonraki maddenin ise “fiil ehliyeti” ile ilgili olduğu kabul edildiğinden “medenî haklardan istifade” yerine “hak ehliyeti”, “medenî hakların kullanılması” yerine ise “fiil ehliyeti” deyimleri kullanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında “Her şahıs...” sözcükleri yerine “Her insan...” sözcükleri kullanılmıştır. Gerek 1971 gerek 1984 tarihli Öntasarılarda da isabetle kullanılan bu sözcükler, maddede düzenlenen bu ehliyetin insanlarla ilgili olduğunu ve temel bir insan hakkı olmasını vurgulaması açısından amaca daha uygun düşmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası da 1971 ve 1984 tarihli Öntasarılara uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Birinci fıkrada olduğu gibi ikinci fıkrada da hak ehliyetinde eşitlik ilkesinin belirlenmesinde “Herkes” sözcüğü yerine “Bütün insanlar...” sözcükleri kullanılmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Erster Teil: Das Personenrecht

Erster Titel: Die natürlichen Personen

Erster Abschnitt: Das Recht der Persönlichkeit

A. Persönlichkeit im Allgemeinen

I. Rechtsfähigkeit

Art. 11

1 Rechtsfähig ist jedermann.

2 Für alle Menschen besteht demgemäss in den Schranken der Rechtsordnung die gleiche Fähigkeit, Rechte und Pflichten zu haben.

2-) CCS:

Livre premier: Droit des personnes

Titre premier: Des personnes physiques

Chapitre premier: De la personnalité

A. De la personnalité en général

I. Jouissance des droits civils

Art. 11

1 Toute personne jouit des droits civils. 

2 En conséquence, chacun a, dans les limites de la loi, une aptitude égale à devenir sujet de droits et d’obligations.



1Birinci Kitap Türk Kanunu Medenîsi’nde, “Birinci Kitap / Şahsın Hukuku” şeklinde idi.

2Birinci Kısım Türk Kanunu Medenîsi’nde, “Birinci Bap / Hakikî Şahıslar” şeklinde idi.

3Birinci Bölüm Türk Kanunu Medenîsi’nde, “Birinci Fasıl / Şahsiyet” şeklinde idi.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.