Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 973

I. Kavram

Üçüncü Kısım 1

Zilyetlik ve Tapu Sicili

Birinci Bölüm 2

Zilyetlik


A. Zilyetlik kavramı ve türleri

I. Kavram

Madde 973 - Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.

Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YİBK, T: 22.11.1944, E: 1944/27, K: 1944/32:

“… Temyiz Mahkemesi Birinci ve Üçüncü Hukuk Daireleri ilamlarından anlaşıldığına göre iki daire arasında ihtilâfa sebep olan hâdisenin mevzuu, tapusuz gayrimenkulun zilyedi tarafından zilyedlik hakkının başkasına devir ve nakli olmayıp gayrimenkulün harici alım ve satımından ve mübadelesinden ibarettir. Zilyetliğin mülkiyetten ve tasarruf haklarından mücerret olarak başkasına devir ve nakli hukukan muteber bulunmamış olduğu gibi hâdise de âkitlerin zilyedliğin naklini kastetmiş olmayıp harici bir alım ve satım ve mübadeleyi istihdaf ettikleri açıkça anlaşılmaktadır. Tapusuz gayrimenkulun zilyedi tarafından haricî satış ve mübadelesi kanun nazarında muteber olmadığından onun istirdadı talep ve dâva olunabilir. Gayrimenkulun zilyedin rızasiyle ve bir bedel mukabilinde alıcıya teslim edilmiş olması da istirdat dâvasının istimaına mâni olamaz. Zira kanunen muteber olmıyan bir akit zımnında izhar olunan rızanın hükmü yoktur. Yalnız 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı tevhidi içtihat kararı mucibince alıcı lehine bazı haklar tanınmıştır. Şöyle ki,

“Alıcının satıcıya verdiği bedeli ve ihtiyar ettiği masrafları alıncaya kadar gayrimenkul üzerinde hapis hakkı vardır. Binaenaleyh bedel ve masrafları verilmedikçe gayrimenkul alıcının elinden alınamaz. Bundan başka alıcı gayrimenkulden istihsal ettiği semereleri tazmin ile mükellef değildir.” Bahsi geçen tevhidi içtihat müzakeresinde gayrimenkulun tapuda kayıtlı olup olmadığı hakkında bir tefrik yapılmaksızın yukarda gösterilen esaslar kabul olunmuştur. Bunun neticesi olarak zilyeti tarafından haricen satılıp alıcıya teslim olunan gayrimenkülün istirdadı dâva edilebileceği, zikrolunan tevhidi içtihat karariyle de kabul edilmiştir denilebilir. Esasen daireler arasında tapuda kayıtlı olmıyan gayrimenkule müteallik dâvanın mesmu olmadığı hususunda bir ihtilâf mevcut olmayıp bilâkis asliye ve sulh mahkemeleri zilyed tarafından açılan dâvaları kabul ve istima ederek hüküm tevki etmiş ve bu hükmü tetkik eden temyiz dairelerince de dâvanın mesmuiyetine dokunulmamıştır. Müruru zaman meselesine gelince; alıcı zilyedi tarafından kendisine teslim olunan tapusuz gayrimenkulu nizasız ve fasılasız müruru zaman haddine baliğ olacak bir müddet tasarruf etmiş ise istirdat edilebilip edilemeyeceği; dâvalının müdafaası tarzına ve haricî satış ve mübadeleyi ikrarı halinde tasarrufun mülkiyet hakkı bahşedip edemiyeceğine göre tetkik ve halli icabeden mühim bir meseledir. Fakat daireler arasında müruru zaman meselesinde de ihtilâf mevcut olmadığından bu babta müzakere ve münakaşaya mahal görülmemiştir.

Bu misillü gayrimenkulun haricî satış ve mübadelesinde satanın zilyetlik hakkından feragat ettiği yahut zilyetlik hakkını zayi eğlediği de iddia edilemez. Çünkü kanunen muteber olmıyan bir akit zımnında alıcıya teslim ettiği gayrimenkulü, bedelini ve masraflarını vererek istirdat etmeğe hakkı olan satıcının bu hakkını muhafaza, daha doğrusu satıcı de gayrimenkul arasında fiilî rabıta devam ettikçe zilyedlikten feragat yahut zilyedliğin izaa edildiğinin farzedilmesine cevaz yoktur.

Hâdisede hüsnü niyet ve ahlâk kaidelerine istinadın da yersiz olduğu tabiidir. Zira mevzuatımıza ve tevhidi içtihat kararlarına göre gayrimenkulun haricî satış ve mübadelesi batıldır. Batıl olan bir aktin alıcının hüsnü niyeti yahut satıcının sebepsiz sözünden dönerek ahlâk kaidelerine muhalif hareketi ile sıhhata inkılâbetmiyeceği malum bir keyfiyettir. Zikir ve izah olunan mucip sebeplere binaen tapusuz gayrimenkulun zilyedi tarafından haricen satışı ve alıcıya teslimi kanunen hükümsüz olduğundan satıcının mezkûr gayrimenkulu, geri almağa salâhiyeti olduğuna … karar verildi.” (RG. 14.03.1945; S: 5955).

2-) YİBK, T: 09.10.1946, E: 1946/6, K: 1946/12:

Bkz. madde 706.

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

A TARİF VE ŞEKLİ

I. Tarif

Madde 887

Bir şey üzerinde fiilen tasarruf sahibi olan kimse o şeyin zilyedidir. İrtifak hakkı ile gayrimenkul mükellefiyetinden mütevellit haklarda zilyedlik, bu hakların bilfiil kullanılmasından ibarettir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 887 nci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Zilyetlik kavramı düzenlenmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Dritte Abteilung: Besitz und Grundbuch

Vierundzwanzigster Titel: Der Besitz

A. Begriff und Arten

I. Begriff

Art. 919

1 Wer die tatsächliche Gewalt über eine Sache hat, ist ihr Besitzer.

2 Dem Sachbesitz wird bei Grunddienstbarkeiten und Grundlasten die tatsächliche Ausübung des Rechtes gleichgestellt.

2-) CCS:

Troisième partie: De la possession et du registre foncier

Titre vingt-quatrième: De la possession

A. Définition et formes

I. Définition

Art. 919

1 Celui qui a la maîtrise effective de la chose en a la possession.

2 En matière de servitudes et charges foncières, la possession consiste dans l’exercice effectif du droit.

 


1   Üçüncü Kısım Türk Kanunu Medenîsi’nde “Üçüncü Kısım / Zilyedlik ve Tapu Sicilli” şeklinde idi.

2   Birinci Bölüm Türk Kanunu Medenîsi’nde “Yirmi Dördüncü Bap / Zilyedlik” şeklinde idi.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.